20 Mayıs 2011 Cuma

Devlet büyüğü olana kadar sürat felakettir...

Ambulansın içinde beklemeye devam ediyorduk.Derken polis telsizinden kadınhanı geçildi şeklinde duyum aldık ve daha bizim ambulans hareket edemeden yanımızdan bakanın aracı ve 2 polis eskortu hızla geçtiler.Bizde hareket ettik ve takibe başladık.
Ancak bakanın aracına ulaşabilmek ne mümkün.bizim ambulansın silecekler yağmura yetişmiyor ve bir ara gözüm hız ibresine ilişiyor:120 km/s...yaklaşık 20 dakika bu hızda devam etmemize rağmen bakanın aracını bir daha göremedik.Daha sonra şoför arkadaşa yavaşlamasını söyledim.normal hızımızla çumraya vardık.bu arada çumra istikametine doğru konya içinde tüm yollar kavşaklar kontrol altında,her köşede polis.konvoy sorunsuz geçiyor arkasından 15 dakika (tahmini) sonra kavşağa gelebilen biz siren açıp geçmek ve trafiği alt üst etmek zorunda kalıyoruz.

çumraya sağ salim ulaştık.direkt sayın bakanın arabasına bakmaya ve fırsat bulursam şoförü ile bir kaç kelam etmeye niyetlendim.efendim,araç mercedes S500,benim gibi merak edenler için söyleyeyim.bakanın ekibinden kimseyi göremedim.yemeğe geçmişler.eskortluk yapan polise:siz kaç km hızla geldiniz?diye bir soru yönelttim.
--valla hocam 180-200... sonrasında sayın bakanın aracının mükemmel bişey olduğundan kendilerininde yakalamakta zorlandığından bir kaç kelam ettikten sonra ordan ayrıldım.

konya daki proğramı da biten sayın bakan birde mevlanayı ziyaret etmek isteyince bizim kovalamaca akşam bir kezde şehir içinde yaşandı.ancak biz kestirmeden gidip mevlanaya ondan önce vardık.akşam kapalı olması gereken saatte mevlana hazretlerinin türbesi açıldı.ziyaret gerçekleşti ve sayın bakan ankaraya doğru yola çıktı.
şimdi efendim,
bizim görevimiz sayın bakana eşlik etmekti.olası bir kaza veyahut sağlık sorununa karşı. iyi de biz sayın bakanı yakalayamadık ki? üstelik yağışlı havada kendimizi dahi riske atmış olduk.
sürat felaket ise ve karayollarının kıyısında köşesinde vatandaşa pusu kurulup ''yakaladım seni hız limitini aştın''deniyorsa,bizim takip etmeye çalıştığımız konvoyun yaptığı neydi?vatandaşına pusu kuran,çam ağaçları arasına radar gizleyen trafik polislerinin gözleri önünden 180-200 km/s hızla geçen neydi? peki durdurup ceza yazabilecek hatta cezayı geçtim uyarabilecek bir babayiğit var mıydı?

sürat sadece vatandaşa mı felaket bu memlekette? yağmurlu havada o hız limiti ile bir kaza olsa ve gariban vatandaş bu kazaya karışsa acaba akabinde ki süreçte neler yaşanacaktı? olası kaza vs karşı görevde olan bizler olay yerine intikal edene kadar 15-20 dakika zaman kaybedecektik bunun sorumlusu kim olacaktı?
böylece bir görevlendirme daha bitti.ne öğrendik?
devlet büyüğü olana kadar sürat felakettir.

bu arada,
trafik kurallarına uyalım ,uymayanları uyaralım...hadi uyarın da göreyim.
saygılarımla.
Huseyin Ertugrul Cepni

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder